27 Mart 2026

2 thoughts on “Geleceğini Kendi Gerçeğinde Aramayan Toplumlar : “Geçmişi Karıştırmayalım” (2)

  1. Ön yargısız bloğu okudum. Tesadüfen geldim. Daha önce okuduklarım ile benzer aslında. Bilimsellikten uzak gerçekçi kaynaklara dayanmayan güvenilmez spekülatif hikayeler. İşte dayatılan doğruların esiri olmayın karşıt görüşleri araştırın başlığı altında bir sürü hikaye. Doğru önermelerin altında, gerçek dışı doğruluğu ispatlanmış ve hatta mümkün de olmayan anlatılar.
    Yok Tarih öyle birşey değil. İki dilde okur yazarım. Orijinal dillerinde de okudum öyle 19-Mayıs 1919 dan da başlamıyorlar Tarihi anlatmaya uluslararası Tarihçiler. Tüm yazarların (Tarihçi olanların) yazdıklarının akademik bir değer taşıması için sadece doğrulanması imkansız hatırat (hatıratlar da önemlidir elbette ama tekbaşına yetmez) o bunu dedi bu bunu dedi, şu aslında yahudiydi, bu aslında mozambikliydi demenin ötesinde güvenilir gerçekçi kanıtlanabilir belgeler ile desteklenmiş, karşılaştırmalı hatıratlar (yani kaynak gösterilen tek bir komutanın hatıratı ile olmaz o iş) vesaire gerektirir. O yüzden de tarih yazarları Atatürk’ü ya da Türkiye’yi hazetmeseler bile bilimsellikten ve akademik değerlerden uzaklaşmadan milli mücadeleyi yazdıklarından tarih kitaplarında anlatılanlar benzeşir.
    Bu arada benim de ilkokul öğretmenim Selanik’liydi. Pek dindar da değildi ama kabalist faaliyetleri varmıydı bilemedim. Şimdi bakın aklımda çılgın sorular, en yakın arkadaşlarımdan biri de yahudi aynı mahallede büyüdük, kan mı çekiyor acaba!
    Gözünüzü seveyim şu yahudileri bir rahat bırakalım. Herşeyin ardında onların ve onların komplolarının olduğunu savunmak ve bunun mahalledeki ilkokul mezunu manavımızca dahi bilinmesi saçmanın ötesinde son derece ırkçı bir bakış açısı.
    Neyse bunları da okumak lazım ancak bilgi ve bilgileri gerçekten de iyi araştırmak güvenilirliğini sorgulamak, farklı düşüncelere açık olmak ancak hakkettiği kadar değer verip cidiye almak lazım.

    1. Değerli Günhan Cem Altınay, yazılarımızı zaman harcayarak okumanıza ve emek vererek yazdığınız görüşlerinize teşekkür ediyorum.
      Bilirsiniz, tartışmak (karşılıklı olarak) doğrulara ulaşmanın bir yoludur. Bizim anlayışımızda insana, insani değerlere saygı gösterenler değerlidir.
      Kimseyi, ne inancı, ne de milliyeti ile sorgulamayız; Irkçılık yaparak (siyonizm, vb.) çıkarları için diğer insanlara zarar vermediği sürece. Ki: Osmanlı İmparatorluğu ; insanları ne inançları ile sorgulamış, ne de milliyetleri ile.
      Tarih, tüm yaşanmışları ile henüz bilinmemektedir.
      Açık ifadesi ile, herhangi bir konudaki “Kesin hüküm” tarihsel olaylara yakışmaz.
      Her komutan elbette kendi penceresinden (değerlerinden) anılarını yazacaktır. M.Kemal Paşa’nın “Nutuk” anlayışından olduğu gibi.
      Özetle: (Ezberletilenleri bir tarafta bırakarak) Toplum olarak daha çok okuyacak, araştıracak ve sorgulayacağız. Sağlıcakla kalınız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*